EPDK elektriğe zam yapılacak haberlerini yalanladı

EPDK elektriğe zam yapılacak haberlerini yalanladı


Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK), 1 Temmuz’da elektriğe yüzde 34 zam yapılacağına ilişkin haberlerin asılsız olduğu belirtildi. EPDK’dan yapılan açıklamada, elektrik tarifeleri konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için kurum tarafından yapılan duyuruların dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“HERHANGİ BİR KARAR ALINMADI”

“Bugün bir gazetede yer alan ‘Elektriğe zam yolda: Temmuz’da yüzde 30’un üzerinde zam yapılacak’ başlıklı haberde, kurumumuzun 16/5/2019 tarihli ve 8592 sayılı Kurul Kararı ile 2019 yılı Haziran-Aralık dönemi için aylık bazda, tedarik edilen birim enerji miktarı başına öngörülen YEKDEM maliyetlerinin güncellenmesi de gerekçe gösterilerek 1 Temmuz 2019 itibarıyla geçerli olacak perakende elektrik satış tarifelerinde yüzde 34 oranında artış olacağı yönünde asılsız bir bilgi yer almaktadır. Bilindiği üzere tedarik edilen birim enerji miktarı başına öngörülen YEKDEM maliyetinde yapılan güncelleme nihai elektrik tarifelerini etkilememekte olup, söz konusu öngörü referans niteliğindedir. Perakende elektrik satış tarifeleri ilgili mevzuat kapsamında belirlenmekte olup, 1 Temmuz 2019 itibarıyla geçerli olacak tarifelere ilişkin herhangi bir karar alınmadığı gibi herhangi bir karara esas hesaplama da henüz yapılmamıştır.”

Kiracıdan kiralık sistemine yoğun talep!


Türkiye’de artan yerleşik yabancı sayısı, kısa süreli kiralamalar ve öğrenci hareketliliği emlakçılık alanındaki dengeleri değiştirmeye başladı. İlk olarak yabancı öğrenciler arasında moda olmaya başlayan ‘kiracıdan kiralık’ uygulamaları teknolojinin de etkisiyle hızla yayıldı. Yüksek komisyon ücretlerine alternatif olarak çıkan ve bir dönem popüler olan ‘sahibinden kiralık’ modelinin yeni bir versiyonu olan sisteme talep her geçen gün artıyor.

EMLAKÇI DEVREDIŞI

Sabah’tan Metin Can’ın haberine göre; yeni sistem, yüksek emlak komisyonlarını devredışı bırakmayı amaçlıyor. Bu uygulamalar nedeniyle yüzbinlerce konut emlakçıların tekelinden çıkmış durumda. Birçok sosyal medya ve internet sitesi üzerinden sistem yayılıyor. Yerli ve yabancı öğrenciler, turistler hatta Türk vatandaşları sosyal medya üzerinden organize oluyor. Kişiler boşaltmaya karar verdikleri ev ya da işyerlerini internette duyuruya çıkarıyor. Kiracılar, emlakçıların istediğinin çok altında da olsa belli bir para talep edebiliyor.

Örneğin, emlakçıdan bir daire kiraladığınızda sizden bir kira bedeli komisyon tahsil ediliyor. Yani, aylık kirası 2.500 olan bir daire için emlakçıya da 2.500 TL vermeniz gerekiyor. ‘Kiracıdan kiralık’ sisteminde bu rakam en fazla 500 TL oluyor.

EV SAHİBİ İÇİN AVANTAJ

Birçok kişi bunu bir iş kolu haline getirerek, binlerce kiracı ile toplu anlaşmalar yapıyor. Bu sayede kiracılar da evden çıkarken bir kazanç kapısı fırsatı yakalıyor. Ev sahipleri de daha hızlı ve referanslı kiracı buldukları için sistemi destekliyor.

200 bin kişilik ilçenin 5 günde 2 milyon oldu!

Ramazan Bayramı tatilinin başlaması ve 55’inci Uluslararası Kiraz Festivali nedeniyle İstanbul başta olmak üzere birçok çevre illerden Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’ya büyük kaçış başladı. Ramazan Bayramı tatiliyle birlikte Süleymanpaşa halk plajları tatilcilerle dolup taştı. Bayram tatili sürerken, Süleymanpaşa Belediyesi tarafından görkemli bir açılışla start alan 55’inci Kiraz Festivalinde günü birlik tatilcilerin de gelmesiyle kentin 200 bin olan nüfusu milyonlara katlandı.

Kiraz Festivaliyle birlikte Tekirdağ’ın ilçeleri başta olmak üzere İstanbul ve diğer illerden binlerce vatandaş Süleymanpaşa ilçesine akın etti. Festivalin sürdüğü alana akın akın gelen vatandaşların oluşturduğu yoğun kalabalıklar akıllara ‘İğne atsan yere düşmez’ deyimini getirdi. Yoğun kalabalıklar nedeniyle sahil dolgu alanda adeta adım atılacak yer kalmadı. Yoğun kalabalıklar nedeniyle zaman zaman trafikte de aksamalar meydana gelirken emniyet ekipleri bir an olsun güvenliği elden bırakmayarak festival alanında çok sayıda polis ekipleri görevlendirildi.

BEŞ GÜNDE 2 MİLYON ZİYARETÇİ

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel yaptığı açıklamada, çarşamba gününden beri şehrin sahil dolgu alanında yoğun kalabalıkların olduğunu ifade ederek pazar gününe kadar burayı ziyaret edenlerin sayısının beş günlük süreçte yaklaşık 2 milyon ziyaretçiye ulaşacağını söyledi.

Cüneyt Yüksel, “55’inci Kiraz Festivali, yaklaşık 2 aylık bir çalışmanın eseri. Hafta sonu sürecinde yani yarın akşama kadar 2 milyon kadar vatandaşımızı burada ağırlamak istiyoruz. Her akşam ciddi bir kalabalık geliyor. Gündüzleri yapılan etkinlikler, geceleri düzenlenen konserler, alış veriş imkanları bizim sahil dolgu alanımız bu konuda tıklım tıklım dolu. Vatandaşlarımızda da çok ciddi bir memnuniyet hissediyoruz. Bu konuda tanıtımla alakalı, iyi sanatçılar özellikle de şehrin kültürünü örf adetini yansıtan organizasyonlar, yemekler gastronomiyle alakalı yemekler komşu illerde ve komşu ilçelerde yaşayan vatandaşların Süleymanpaşa’ya gelmelerine vesile oldu” dedi.

SENEYE KAT KAT ARTACAK

Önümüzdeki sene çok daha büyük organizasyonlara hazırlık yaptıklarını da değinen Başkan Yüksel, “Aynı zaman bu festivalin şöyle bir özelliği var. Macaristan’dan, Almanya’dan, Bulgaristan’dan ve Romanya’da misafirlerimiz var. İşte biraz öncede Macaristan Büyükelçimizi ağırladık. Bu sene biz dışarıdan gelen vatandaşlarımızı bir anlamda sahilimizi gezdirmiş olduk. Bir yandan denizimizi tanıtmış olduk. Tekirdağ’ın Milattan önce 6 bin yılına varan bir tarihi var, doğası var, denizi var ve bütün kimlikleri bir arada barındıracak bir özelliği var. Biz bunları anlatmakla alakalı küçükte fuar alanları yaptık. Çok güzel bir organizasyon oldu. Emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Festival sonucunda yaklaşık 2 milyon insan sayısına ulaşacaklarını aktaran Başkan Yüksel, “Pazar günü akşamına kadar biz sahilde yaklaşık 2 milyon insanımızı ağırlamayı hedefledik. Tabii 2 milyon farklı insan değil. Süleymanpaşa’nın nüfusu 200 bin ama Tekirdağ’ın 1 milyon nüfusu var. Bu organizasyon Çarşamba gününden Pazar akşamına kadar süren bir organizasyon. Dolayısı ile biz bu sahil dolgu alanı içerisinde 2 milyon civarında bir hedefimiz oldu. Bir farklı özelliği daha var. Sayı çok ciddi bir sayı ne kadar tespit edilebilir bilmiyoruz ama şuan ki arkadaşlar halen çalışıyor. 55’i böyleydi inşallah şehrin daha değişik noktalarına taşıyacağımız 56’ıncı bir Kiraz Festivali göreceksiniz” diyerek açıklamasını noktaladı.

Süleyman Soylu’nun “özel uçak” iddiasına Koç Grubu’ndan cevap geldi


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Koç Grubu’nun CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’na özel uçağını tahsis ettiğini öne sürmüştü. Konuya ilişkin yazılı açıklama yayımlayan Koç Grubu “Sosyal medya üzerinden yayılan iftiraların, Soylu’nun talihsiz açıklamaları ile yeniden gündeme gelmiş olmasını üzülerek takip etmekteyiz. Binali Yıldırım’ın da 3 Mart’ta Setair’den kiralanan helikopter ile yolculuğunu tercih ettiğini bu vesileyle ifade etmek isteriz.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Bağcılar’da muhtarlarla bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu ifadeleri kullandı:

“Daha dün musakka hesabı yapıyordun. Dedin ki ‘Ben antrikot yemiyorum.’ bugün saltanat sürüyorsun özel uçaklarla. Koç’un özel uçağı, altına tahsis edilmiş. Kusura bakmayın, ben bir şey görüyorum beni kim kınarsa kınasın, Gezi olaylarında otel tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar.”

“ÜZÜLEREK TAKİP ETMEKTEYİZ”

Süleyman Soylu’nun açıklamasına Koç Grubu’ndan yanıt geldi.

Koç Holding A.Ş. imzalı yazılı açıklamada, “Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mayıs’ta Samsun, 4-5 Haziran’da Trabzon ve Ordu seyahatlerinde şirketimiz Setair uçakları ile yolculuklarını gerçekleştirmiş olmasına ilişkin son birkaç gündür sosyal medya üzerinden yayılan iftiraların, İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun talihsiz açıklamaları ile yeniden gündeme gelmiş olmasını üzülerek takip etmekteyiz” denildi.

“UÇUŞLARDA DEVLER ERKANIMIZI DA AĞIRLAMIŞTIR”

“Havacılık sektöründe 1990’dan bu yana hizmet veren şirketimiz Setair, ticari bir işletmedir” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bugüne dek siyasi parti temsilcileri ve iş dünyasının da aralarında bulunduğu çok sayıda özel ve tüzel kişiye uçakları ve helikopterleri ile havacılık hizmeti sunmuş, çeşitli uçuşlarda devlet erkânımızı da ağırlamıştır. Ayrıca geçmişte olduğu gibi bugün de seçim dönemlerinde siyasi parti temsilcileri tarafından Setair ve Setair gibi özel havacılık şirketlerinin araçlarının kiralandığı da bilinen bir gerçektir.

“YILDIRIM DA TERCİH ETMİŞTİR”

Sayın İmamoğlu’nun bahse konu olan uçuşları da bu kapsamda olup, havacılık sektöründe tanınan iki aracı şirket vasıtasıyla Setair’e ulaşmış, faturaları kesilerek uçuşlar öncesinde tahsilatları gerçekleşmiştir. İlaveten Sayın Binali Yıldırım da 3 Mart’ta Setair’den kiralanan helikopter ile yolculuğunu tercih ettiğini bu vesileyle ifade etmek isteriz.

“KOÇ TOPLULUĞU SİYASETİN BİR PARÇASI DEĞİLDİR”

Müşterilerimizin ticari sır niteliği taşıyan bilgilerine duyduğumuz saygıyla, daha fazla detay paylaşmayı iş ahlakımıza uygun bulmuyoruz. Oluşan mevcut gündem itibariyle bu durumu izah ediyor olmaktan ötürü de hicap duyuyoruz. Koç Topluluğu siyasetin bir parçası değildir. 90 yıllık tarihimiz boyunca Ülkemizin ekonomik ve toplumsal kalkınması için var gücüyle çalışmış bir Topluluğun günlük siyasi söylemler üzerinden polemik konusu yapılmasını yakışıksız buluyor, yöneltilen tüm suçlamaları reddediyoruz.”

Bakan Varank’tan G20’de “Boeing” çıkışı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yapay zeka temelli teknolojilerde yapılacak en küçük hataların dahi Boeing 737 Max örneğinde olduğu gibi, devasa kazalara sebep olabileceğini belirterek, “Biz Türkiye olarak yapay zekayla ilgili meselelerin ele alınacağı, her ülkenin eşit haklara sahip olacağı küresel bir oluşum kurulması taraftarıyız.” dedi.

Bakan Varank, Japonya’dakiG20 temasları kapsamında katıldığı Dijital Ekonomi Bakanları Toplantısı’nın ikinci oturumunda yaptığı konuşmada, yapay zekanın, kapsayıcı büyümeyi, sürdürülebilir kalkınmayı ve küresel refahı teşvik ederek insanoğlunun çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Varank, yapay zeka sistemleri tasarlanırken hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlerin gözetilmesi, farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ederek, bu doğrultuda istikrarlı ve hassas bir süreç yürütülmesi, dürüst ve adil bir ekosistem oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

“KÜRESEL BİR OLUŞUM KURULMALI”

Hükümetlerin, güvenilir bir yapay zeka sistemi için çok paydaşlı ve uzlaşıya dayalı küresel teknik standartlar geliştirmesi gerektiğini dile getiren Varank, şöyle konuştu:

“Yapay zeka temelli teknolojilerde yapılacak en küçük hatalar dahi devasa kazalara sebep olabilir. İşte, Boeing 737 Max örneği ortadadır. Bu kazalarda yitirilen hayatların, hava yolu şirketlerinin kaybettiği milyarlarca doların hesabını kim verebilir? Bundan dolayıdır ki yapay zekanın geleceği uzay ve havacılık sanayisinde olduğu gibi bir avuç büyük şirketin inisiyatifine bırakılamaz. Biz Türkiye olarak yapay zeka ile ilgili meselelerin ele alınacağı, her ülkenin eşit haklara sahip olduğu küresel bir oluşum kurulması taraftarıyız. Yaptığımız G20 toplantısının en büyük çıktısının da bu yolda atılacak adımlar olduğu görüşündeyiz.

YOĞUN GÖRÜŞME TRAFİĞİ

Öte yandan Bakan Varank, etkinlik kapsamında birçok mevkidaşı ile ikili görüşmelerde bulundu.

Varank, İngiltere Dijital ve Yaratıcı Endüstriler Bakanı Margot James, Güney Kore Bilim ve Bilgi İletişim Teknolojileri Bakanı You Young Min, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrus Ansip, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier ile bir araya geldi.

JAPONYA’DA SAHA ZİYARETLERİ

Varank, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ile beraber Tsukuba’da bulunan insan, robot ve bilişim sistemlerinin bütünleşik bir teknolojisi olan “Siberler” den faydalanarak robotik çözümler üreten Cyberdyne şirketine ziyarette bulundu.

Ayrıca Varank Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı’nı (JAXA) da ziyaret ederek çalışmaları ve projeleri hakkında bilgi aldı.

İstihdam seferberliği rakamlara yansıdı: 5 ayda 600 bin kişiye iş


“Burası Türkiye Burada İş Var” sloganı ile mart ayında 2.5 milyon istihdam hedefiyle başlayan seferberlik istihdam rakamlarına yansımaya başladı. Türkiye İş Kurumu verilerine göre, ocak-mayıs dönemindeki beş ayda ilave istihdam sayısı 600 bini buldu. Ocakta 85 bin, şubatta 95 bin, martta 123 bin kişi işe alınırken, bu rakam seferberlik kapsamında iş dünyasına sağlanan teşviklerle arttı. Nisanda 125 bin kişi, mayısta da 168 bin kişi İŞKUR vasıtasıyla işe yerleştirildi.

Çalışma ve İş Kurumu’nun illerde başlattığı teşvikler ve İŞKUR uygulamalarının anlatıldığı tanıtım kampanyalarıyla sayının önümüzdeki aylarda daha da artması bekleniyor.

YÜZDE 30 YÜKSELDİ

Verilere göre, İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirme bu yılın ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı aylarına göre yüzde 30’a yakın artış gösterdi. Gençlerin istihdam oranı geçen yıl 0.7 puan artarak yüzde 35 oldu. İstihdam edilen gençlerin, yüzde 16.6’sı tarım sektöründe, yüzde 30’u sanayi sektöründe, yüzde 53.3’ü ise hizmet sektöründe iş buldu.

Genç istihdamı cinsiyete göre incelendiğinde genç erkeklerde 1 puan artarak yüzde 46.4 ve genç kadınlarda da 0.4 puan artarak yüzde 23.4 olduğu görüldü. Sabah’ın haberine göre, bu dönemde en fazla işe yerleştirme sırasıyla satış danışmanı, uzmanı, güvenlik görevlisi, turizmotelcilik elemanı mesleklerinde gerçekleşti.

DAHA DA ARTACAK

Bu ay İŞKUR tarafından genç istihdamına yönelik olarak başlatılan “Gençler İçin Sosyal Çalışma Programı” ile sigortalı çalışan sayısının daha da artması bekleniyor. İŞKUR’un talep topladığı üniversite öğrencileri bulundukları kentlerde sosyal işlerde istihdam edilirken, ilk kez sigorta girişleri de yapılacak.

AÇIK İŞ SAYISI AZALIYOR

İŞKUR’un düzenlediği kurslar, eğitim programlarıyla geçen yıl 150 bini bulan açık iş sayısı da 40 bine düştü. Açık işte, turizm, gayrimenkul, imalat, bilgi-iletişim başı çekiyor. Güzellik hizmeti, hasta-yaşlı bakım elemanlarına fırsat kapısı açılıyor. İŞKUR’a kayıtlı 1 milyona yakın işyerinde 10 milyonun üzerindeki çalışanın yarısı imalat, ticaret sektöründe çalışıyor.

500 TANITIM PROGRAMI

Yılın başından bu yana istihdam teşviklerini tanıtmaya yönelik yaklaşık 500 program gerçekleştirildi.

PİYASA ARAŞTIRMASI SÜRÜYOR

İŞKUR, 2019 işgücü piyasası araştırması için sahaya inerken, üniversite mezunlarına ilişkin düzenli olarak istihdam izleme araştırması yapılacak. Hayat boyu öğrenmeye katılım oranı yüzde 15’e çıkarılacak. Mühendis, mimar, doktor gibi birçok meslekte danışmanlık hizmetleri etkinleştirilecek. Gelecek yıl kamuda başta eğitim, sağlık ve güvenlik olmak üzere her alanda ihtiyaç duyulan nitelikli personel istihdamını karşılanacak. Kamuda yöneticilerin yetkinliklerinin artırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülecek.

İLAVE İSTİHDAMA 19.419 TL TEŞVİK

Hükümet her ilave işçi alan işverene ücret desteği, SGK primi, vergi teşviki, asgari ücret desteği, önce işbaşı eğitimi sonra istihdam teşviki gibi pek çok alanda kolaylık sağlıyor. Bu kapsamda, 1 yıl boyunca bir işçi başına işverene 19.419 TL ödeniyor. 12 ay süreyle çalışan sayısı 500’e kadar olan işverenlere aylık kişi başına 150 TL veriliyor. 500 ve üzeri çalışanı olan işverenlere aylık kişi başına 101 TL destek sağlanıyor. Kalkınmada öncelikli 51 il ve 2 ilçede sigortalıların SGK primlerine 5 puanlık indirime ilave olarak, 6 puan daha destek veriliyor. Aylık kişi başına destek miktarı 281 ila 1.113 TL arasında değişiyor. İşverenler Aralık 2020’ye kadar her yeni istihdam için 12 ay süresince SGK primlerini ve vergileri ödemiyor. SGK primlerinin işveren hissesinin 5 puanlık kısmı devlet tarafından karşılanıyor. Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Projesi kapsamında iş dünyasının ihtiyacı olan nitelikli işgücünü hazırlamak için 8 aya kadar mesleki kurslar düzenleniyor. Kursiyerlerin ücret ve sigortalarını devlet veriyor. Kursiyerlere 8 ay boyunca aylık 2.021 TL ödeniyor.

Türkiye’nin en uzun içme suyu tüneli “Gerede” tamamlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce inşa edilen ve Türkiye’nin en uzun içme suyu tüneli olan “Gerede Tüneli” tamamlandı. Tünel ile Ankara’nın 2050 yılına kadar içme suyu sıkıntısı olmayacak.

Ankara’nın yaklaşık 100 km kuzeybatısında yer alan Gerede Sistemi, Bolu’nun Gerede ilçesinin güneydoğusundan başlayarak güneye doğru ilerliyor ve Çamlıdere Barajında son buluyor. Ankara’yı içme suyu noktasında rahatlatacak “Ankara İçmesuyu 2. Merhale Gerede Sistemi Projesi” ile Başkente memba kalitesinde içme suyu sağlanacak.

YILLIK 226 MİLYON METREKÜP SU TAŞIYACAK

Proje çerçevesinde inşa edilen ve toplam 31 bin 592 metre uzunluğu ile ülkemizin en uzun içme suyu tüneli olma özelliğini taşıyan Gerede Tüneli ile Gerede Havzası’ndan yıllık 226 milyon metreküp su Ankara’ya aktarılacak.

Üç noktadan köstebek de denilen tünel delme makinesiyle açılan 4,5 m çapındaki tünelden, Ankara barajlarında şu an yeterli su bulunması ve ayrıca projede kalan küçük imalatlar sebebiyle yaz sonu itibarıyla suyun verilmesi planlanıyor.

RESMİ AÇILIŞ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YAPILACAK

Günlük ortalama içme-kullanma su tüketimi 1,2 milyon metreküp olan Ankara’nın 2050 yılına kadar olan nüfus artışı ve kullanım ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak inşa edilen bu projenin resmi açılışı ise önümüzdeki günlerde yapılacak.

Ramazan Bayramında tatilci akınına uğrayan Edirne’de 3 ton ciğer tüketildi

Edirne, Ramazan Bayramı tatili boyunca yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Kente gelenler meşhur tarihi yaprak tava ciğerini yemek için uzun kuyruklar oluştururken, 3 günlük bayram tatilinde toplam 3 ton ciğer satıldı. Şehirdeki otellerde ve otoparklarda yer kalmazken, ilerin yoğunluğundan memnun olan esnafın ise yüzü güldü

Ramazan Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan Edirne’de tarihi ve turistik yerler ziyaret edilirken, gastronomi turizminin önemli öğelerinden tava ciğeri ve Edirne köftesine tatilciler yoğun ilgi gösterdi. Ünü ülke sınırlarını aşan meşhur tava ciğer yemek için başta İstanbul olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinden Edirne’ye gelen misafirler uzun kuyruklar oluşturdu. Tatil boyunca ciğerci esnafı müşterilere yetişmek için yoğun mesai harcadı.

3 TONA YAKIN CİĞER TÜKETİLDİ

Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Bahri Dinar, Edirne’nin Ramazan Bayramı’nda tatilcilerin en çok uğradığı yerlerden birisi olduğunu söyledi. Kültür ve turizm kenti Edirne’de misafirlerin ciğer yemeden gitmediğini ifade eden Dinar, “Akın akın insanlar geliyor, belki yüz binler geliyor, sayamıyoruz. Otoparklarda, otellerde yer yok, caddelerde gezecek yer kalmadı, herkes Edirne’ye akın etmiş durumda. Biz de ciğerlerimizi pişiriyoruz. Herhalde bugüne kadar Edirne’de bayram boyunca 3 tona yakın ciğeri insanların midesine indirdik. Buna ciğer turizmi diyebiliriz çünkü artık gastronomi günümüzde çok önemli” dedi.

Edirne’nin en eski ciğerci esnaflarından Kemal İmrak, bayram boyunca işlerinin çok iyi gittiğini belirterek, “Bayramda Edirne’ye İstanbul ve çevre illerden bayramda çok sayıda misafir geldi. Elimizden geldiği kadar hepsini ağırlamaya çalıştık. Gerçekten çok sayıda ciğer satıldı, işlerimiz iyiydi” diye konuştu.

UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU

Şehrin ciğerci esnaflarının yoğun olduğu trafiğe kapalı Tahmis Meydanı’nda da uzun ciğer kuyrukları oluştu. Vatandaşlar yaklaşık 30 dakika boyunca kuyrukta ciğer yiyebilmek için bekledi. Bekleyenlerin çoğunluğunu ise Edirne dışından gelen vatandaşlar oluşturdu. Ciğer yemek için İstanbul’dan gelen ve kuyrukta bekleyen Metin Gülyüzen, “İstanbul’dan geldik ciğer yemek için. Edirne’nin halkı da sıcak insanlar. Ciğer kuyruğunda bekliyoruz. Yaklaşık 20 dakikadır bekliyoruz. Ama sonunda buna değecek diye düşünüyorum” dedi.

İstanbul’dan gelen Ahmet Güler de özellikle ciğer yemek için Edirne’ye geldiklerini belirtti. Güler, “Ciğeri meşhur dediler geldik. Bayağı bir kuyruk var. Aşağı yukarı 25 dakikadır kuyrukta bekliyoruz. Özellikle ciğer yemek için bugün Edirne’ye geldik” şeklinde konuştu.

YURT DIŞINDAN GELEN BİLE VAR

Bulgaristan’dan ciğer yemeye gelen Aysel Murat ise Edirne’ye her gelişinde ciğer yemeden dönmediğini söyledi. Murat, “Bulgaristan’dan ciğer yemek için geldik. Hep buraya gelip ciğer yemeden gitmiyoruz. Herkese tavsiye ederim” dedi.

Edirne’de dananın ciğerinden yapılan tava ciğeri, ince ince kesilerek unlanıp kızgın yağ dolu tavada pişirilerek yanında kurutulmuş acı biber ile servis ediliyor. Bu lezzeti tatman için İstanbul ve çevre illerdeki tur şirketleri Edirne’ye ciğer yemek için gezi turu düzenliyor. Kentte her geçen gün ciğerci sayısı artıyor.

Ulaştırma Bakanlığından Marmaray iddiasına yanıt: 54 setin 43’ü her gün hizmet veriyor


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamada “06 Haziran 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesinde ve daha sonra da Cumhuriyet gazetesi kaynaklı olarak bazı basın yayın kuruluşlarında İYİ Parti Milletvekili Sayın Lütfi Türkkan’ın soru önergesi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan cevaba dayandırılarak ‘Marmaray’da kullanılmak üzere alınan tren setlerinin kullanılmayarak kaderine terk edildiği’ yönündeki gerçeği yansıtmayan iddialarına yer verilmesi üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür” dendi. Açıklama şöyle devam etti:

“ALGI OLUŞTURULMAK İSTENİYOR”

– “Marmaray’a işletilmek üzere, gelecekteki hedef yolcu sayıları ve yedek araç gereksinimi hesapları da göz önüne alınarak Bakanlığımıza bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) tarafından toplam 400 araçlık 54 adet tren seti temin edilmiştir.

– Söz konusu setlerden 20 adet 5 vagonlu tren seti projenin 13.6 km’lik Kazlıçeşme-Ayrılık Çeşmesi kesiminin 29 Ekim 2013 tarihinde işletmeye açılması ile birlikte günde 333 sefer yapmaya başlamıştır.

– 24 adet 10 vagonlu ve 19 adet 5 vagonlu tren seti ise 12 Mart 2019 tarihinde Gebze-Halkalı arasında 77 km’lik hattın tamamının işletmeye açılmasıyla birlikte günde 286 sefer yaparak her gün ortalama 350-400 bin yolcu taşınmaya başlamıştır.

– Anlaşılacağı üzere Marmaray için temin edilen toplam 54 adet setin 43 adedi her gün hizmet vermektedir ve geriye kalan toplam 9 setin bir kısmı yedek olarak kullanılmakta, bir kısmının ise yolcu sayısındaki artışa göre peyderpey işletmeye alınmayı beklemektedir. Halihazırda raylara indirilmemiş 2 adet set bulunmaktadır. Onların da testleri devam etmekte olup, testlerinin tamamlanmasının ardından hizmete alınacaktır.

Dolayısıyla haberde yer aldığı gibi Marmaray için alınan tren setlerinin hizmete alınmaması ya da ray makas sistemine uygun olmadığı için kullanılmaması gibi bir durum söz konusu değildir. 478 milyon Euro israf edilmiş iddiaları asılsızdır. Söz konusu setler Gebze-Halkalı arasında her gün ortalama 350 bin İstanbulluya hizmet vermektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan imzası ile cevap verilen soru önergesinde de bu şekilde izah edilmiş olmasına rağmen sanki bu setler depolarda çürümeye terk edilmiş gibi bir algı oluşturulmak istenmiştir.”

SOSYAL MEDYADA TEPKİ YAĞMIŞTI

Gündeme gelen Marmaray iddiası sosyal medya kullanıcılarının da büyük tepkisini çekerken, özellikle birçok Twitter kullanıcısı iddiaya yönelik tepki mesajları paylaşmıştı.

Dağ çileğine talep patladı: Kilosu 120 liradan satılıyor

Karadeniz Bölgesi’nde her yıl yaz mevsimi öncesi yüksek kesimlerde yetişen dağ çileğine vatandaşlar büyük ilgi gösterirken kilosu ise 120 liradan satılıyor. Özellikle ormana yakın bahçelerde yetişen ve toplaması çok zahmetli olan dağ çileği yol kenarlarında ve pazarlarda satan köylü vatandaşlar toplama zahmetine göre fiyatının çok ucuz olduğunu söylediler.

“KİLOSUNU 120 LİRADAN VERİYORUZ”

Dağ çileğinin genelde çilek yapmak için satın alındığını belirten Cemile Kaya, “Her yıl özenle toplanan dağ çileklerimizi sipariş edenlere ve yol kenarlarında vatandaşlara satıyoruz. Kilosunu ise 120 liradan veriyoruz. Toplaması o kadar zahmetli ki inanın o fiyat bile az. Bahçede ot altlarında olan çilek el yardımıyla aranarak bulunuyor ve bu çileğin taliplisi de çok. Bu aylarda toplanan çileği alanlar genellikle reçel yapımında kullanıyor. Lezzetini bilenler bizimle pazarlık dahi yapmadan alışverişini yapıyorlar. Yılda sadece 1 ay toplanıyor. Bölgede doğal yetişen ve adeta şifa kaynağı olan dağ çileklerini toplayan kadınlar, kışlık reçellerini hazırlıyorlar. Fatsa ve Çatalpınar ilçelerinde siparişe göre çilek topluyor ve satıyoruz” dedi.