Bakan Pakdemirli’nin Danışmanı Olduğu Şirketten Patates Alınacak mı?

Bakan Pakdemirli’nin Danışmanı Olduğu Şirketten Patates Alınacak mı?

Karantina nedeniyle 25 ilde 141 bin 650 dekar alanda patates ekiminin yasaklanmasının ardından patateste gümrük vergisi sıfırlandı. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin dünyanın en büyük dondurulmuş patates üreticisi McCain Food Şirketi’nde Ortadoğu Danışmanı olarak görev alması ise tartışmalara neden oldu.

Hükümetin 200 bin ton patates ithalatı için gümrük vergisini sıfırlaması tepkilere neden olurken, Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin dünyanın en büyük patates üreticisi McCain Food’un Danışması olması tartışmaların boyutunu başka bir noktaya taşıdı.

Hükümet tarafından, 20 Nisan 2019 tarihine kadar 200 bin ton patates için gümrük vergisi sıfırlandı. Yerli üreticileri zor duruma sokacağı ve ülke tarımını olumsuz yönde etkileyeceği nedeniyle eleştirilen bu uygulama, büyük bir kesimin tepkisine neden oldu. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, 2018’in sonlarına doğru yaptığı açıklamada, Türkiye’nin saman ithal eden bir ülke durumuna düşürüldüğü yönündeki eleştirilere, “Türkiye’de para var ki, ithalat yapabiliyor” sözleriyle karşılık vermişti.

İTHALAT GEREKÇESİ KARANTİNA

Pakdemirli 13 Şubat 2019 tarihinde yaptığı açıklamayla, karantina nedeniyle 25 ilde 141 bin 650 dekar alanda patates ekiminin yasaklandığını duyurmuştu. Uygulamaya gerekçe olarak, ürünlerdeki hastalık gösterilmişti. Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından patates ithalatının önü açıldı. Resmi gazetede yayımlanan habere göre; taze patates gibi ve dondurulmuş patates de gümrük vergisi olmadan ithal edilebilecek.

O ŞİRKETTEN İTHALAT YAPILACAK MI?

Tüm bu gelişmeler, bir ayrıntıyı yeniden akıllara getirdi. Gözler Dünyanın en büyük dondurulmuş patates üreticisi McCain Food Şirketi’ne çevrildi. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, söz konusu şirketin, Ortadoğu Danışmanı ve üst düzey yöneticisi olarak görev yapmakta. Türk firmalarının, Tarım Bakanı Pakdemirli’nin danışmanlığını yaptığı McCain Food’dan ne kadarlık gümrüksüz ithalat yapılacağı ise merak konusu.

İspanyolların Türkiye’ye Yatırımı 10 Milyar Euroya Ulaştı

İspanyolların son 8 yılda Türkiye’ye yaptıkları yatırımlar 10 milyar euroya ulaştı. Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Esther Gonzalez, mevcut durumda 600’ü aşkın İspanyol şirketinin Türkiye’de faaliyet gösterdiğini belirtti.

Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Esther Gonzalez, Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güvendiklerini belirtirken son 8 yıllık süreçte İspanya’dan Türkiye’ye yapılan yatırımların 10 milyar euroyu bulduğunu kaydetti.

Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve üyeleri, görevine yeni başlayan Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Cihad Erginay ile tanışma amaçlı buluşmada bir araya geldi. Türkiye’nin Madrid Büyükelçiliği rezidansında gerçekleşen buluşmada konuşma yapan Büyükelçi Erginay, son yıllarda büyüyen bir ivme kazanan ikili ekonomik ilişkileri daha da ileriye taşımak için çalışacaklarını vurguladı. Erginay, İspanyol iş adamlarına yardımcı olabilmek için kapılarının her zaman açık olduğunu ifade etti.

600’Ü AŞKIN İSPANYOL ŞİRKET TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTERİYOR

Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Esther Gonzalez ise Türkiye’de yaşanan ekonomik çalkantıların geçeceğine inandıklarını, Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güvendiklerini söyledi. 2011 yılında kurulan Oda’nın kısa zamanda 110 üyeye ulaştığını aktaran Gonzalez, son 8 yılda İspanya’dan Türkiye’ye yapılan yatırımın 10 milyar euroyu bulduğunu, mevcut durumda 600’ü aşkın İspanyol şirketinin de Türkiye’de faaliyet gösterdiğini belirtti.

İSTANBUL-MADRİD UÇUŞLARI 3 SEFERE ÇIKACAK

Öte yandan, Türk Hava Yolları (THY) Madrid Direktörü Numan Çizmecioğlu da İstanbul-Madrid uçuşlarının tekrardan günde 3 sefere çıkacağı müjdesini İspanyol iş adamlarına verdi. Çizmecioğlu, Madrid’den yerel saatle 14.35’te kalkacak 3. seferin ilk uçuşunun, havacılıkta yaz sezonunun başlangıcı sayılan 31 Mart’ta olacağını duyurdu.

Saros Körfezi’nde Batırılacak Olan Dev Uçak Edirne’ye Getirildi

Edirne’de dalış turizmini canlandırmak ve yapay resif olarak kullanılmak üzere Saros Körfezi’nde batırılacak Airbus A330 tipi uçak, Antalya’dan yüklendiği 6 TIR’la yeniden birleştirileceği Edirne’ye geldi.

Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) desteğiyle Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) ve Skyair Shop arasında imzalanan anlaşma gereği, deniz turizmi ve balık çeşitliliğinin artması için yapay resif olarak kullanılacak 90 tonluk uçağın parçaları, İbrice Limanı’na getirildi. Montaj ekibince yaklaşık 100 günlük bir sürede tekrar birleştirilecek uçak, temizlendikten sonra Erikli sahilinde belirlenen koordinatta batırılacak.

“100 GÜN İÇERİSİNDE UÇAĞIMIZ BİRLEŞTİRİLECEK”

TANAP Sosyal Çevresel Yatırım Programları İzleme Uzmanı Mutlu Erdem, dünyanın en büyük uçaklarından biri olan Airbus A330 tipi uçağın bundan sonra yapay resif oluşumuna katkıda bulunacağını belirtti. Uçağın parçalarının limanda birleştirileceğini ifade eden Erdem, “Uçağımız burada 100 gün içerisinde parçaları birleştirilip, yüzdürülüp daha sonra İbrice Limanı açıklarında batırılacak. Yapay resif oluşumuna, dalış turizmine katkı ve kaçak balıkçılığa engel olmak üzere bir faaliyettir.” dedi.

Erdem, TANAP’ın Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları kapsamında yüzde 95 hibe desteği sağlayarak projenin gerçekleştirilmesine katkıda bulunduğunu vurgulayarak, projeye katkısı olan herkese teşekkür etti.

DÜNYADA BATIRILAN EN BÜYÜK UÇAK

Keşan Belediye Başkanı ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği Başkanı Mehmet Özcan ise Airbus A 330 tipi uçağın Türkiye’de ve dünyada batırılacak olan en büyük uçak batığı olacağını söyledi.

Özcan, Saros Körfezi’nin canlı türü çok fazla olan bir yer olduğunu anlatarak, “Bu canlılığın sürdürülebilir olması için bunların korunması ve barınması gereken yerler olması lazım. Kaçak avlanma olmaması gerekiyor. TANAP’lı yetkililere çok teşekkür ediyorum bu projeye olan destekleri için. Burada parçalara ayrılıp getirilen uçağımızın tekrar montajı yapılacak ve yüzer plastik toplar üzerinde limandan çıkarılıp bakanlık onaylı koordinatlara götürülüp orada batığı yapılacak. Proje bu şekilde tamamlanmış olacak.” şeklinde konuştu.

Karadenizli Fındık Üreticisi Bu Seneki Fındık Fiyatlarına Umutla Bakıyor

Karadenizli fındık üreticileri, yaklaşan fındık mevsimi öncesi emeklerinin karşılıklarını almak istiyorlar. Bu seneden umutlu olduklarını belirten üretici, kilogram fiyatının 20 TL olmasını istiyor.

Fındık üreticileri yaklaşan fındık mevsimi öncesinde bahçelerinde temizlik ve gübreleme işlerine başladı. Emeklerinin karşılığını almak isteyen fındık üreticisi Ali Ocak, “Fındık fiyatları 20 TL olsa üretici çok memnun olur ve ürünümüz değerli bir mahsul haline gelir. 20 TL fındığımız için güzel bir rakam.” diyerek bu seneki beklentilerini dile getirdi.

FINDIK HAZIRLIKLARI BAŞLADI

Fındığın çok zahmetli bir ürün olduğunu belirten üreticiler, bu emeğin karşılığını almak istediklerini belirtiler. Bahçeleri temizleyerek fındık sezonu öncesi hazırlıklara başladığını ifade eden Üretici Ali Ocak, “Fındıkta istikrarlı bir fiyat bekliyoruz. Her dönem ilk açıklanan fiyatla sonraki fiyatlar birbirlerini tutmuyor. Bizler de bu belirsizlikte ne yapacağımızı bilemeden ihtiyaca göre fındığımızı satıyoruz. Fındık fiyatları 20 TL olsa üretici çok memnun olur ve ürünümüz değerli bir mahsul haline gelir. 20 TL fındığımız için güzel bir rakam.” dedi.

“YETKİLİLERDEN İSTEĞİMİZ BİZ ÜRETİCİLERİ MAĞDUR ETMESİNLER”

Sezon başlangıcında 10 TL ile serbest piyasada yerini bulan fındık arz ve talebe göre fiyatları kendiliğinden oluşuyor diyen üretici Ocak, “Üretici bütün ürünü piyasaya indirdikten sonra fiyatların yükselmesinin bir anlamı yok. Yetkililerden isteğimiz biz üreticileri mağdur etmesinler. Bizler onlara hep sahip çıkıyoruz, onlar da bize sahip çıkarlarsa çok memnun oluruz” dedi.

“ENGEBELİ ARAZİDE FINDIK TOPLAMAK ÇOK ZOR”

Bahçelere giderek yazın sıcak hava altında Karadeniz’in engebeli arazisinde fındık toplamanın çok zor olduğunu söyleyen Hanife Ocak ise, “Her bu mevsimde bahçelerimizde temizlik yapar, fındık sezonuna hazırlanırız. Emek isteyen bir ürünü sıcak havanın altında topluyor, sonrasında en iyi şekilde harmanlarımızda kurutarak satıyoruz. Emeğimizin karşılığını alırsak çok memnun oluruz. Fiyat beklentim benimde 20 TL ve bu rakam olursa bizler çok mutlu oluruz” şeklinde konuştu.

“FİYAT 20 TL OLSUN, BİZLER DE RAHAT BİR NEFES ALALIM”

“Fındık fiyatları 20 TL olursa üretici bayram eder” diyen Mustafa Ocak da şunları söyledi: “Bu yıl ki mahsulümüzden çok umutluyuz. Fındık ağaçları çiçek açtı ve gerçekten iyi fındık olacak gibi. Gücü olan kendisi bahçesini temizletiyor, olmayan ise dışarıdan yevmiye ile birini tutarak bahçe ve diğer temizliklerini yapıyor. Tabii, her yapılan masraf olduğu için bizler de fındık fiyatlarından beklentimiz yüksek oluyor. Arazimiz engebeli olduğu için toplama şartları bizleri çok zorluyor. Fiyat 20 TL olsun, bizler de rahat bir nefes alalım.” dedi.

Maç İçin Değil Kariyer İçin Kuyruğa Girdiler

Trabzon’da 150 firmanın katılımıyla gerçekleştirilen Karadeniz Kariyer Fuarı’na üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde düzenlenen fuara katılmak isteyen öğrenciler uzun kuyruklar oluşturdu.

Trabzon’da Akyazı’da bulunan Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde düzenlenen Karadeniz Kariyer Fuarı’na katılmak için gelen üniversite öğrencileri stada girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin (KTÜ) ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde düzenlenen fuara 150 firma katılırken, fuarda en çok ilgiyi silah standı gördü.

“150’NİN ÜZERİNDE ŞİRKET VAR”

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay burada yaptığı açıklamada etkinliğe gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek “Birincisini Mersin’de yaptık. İkincisi Erzurum’da, bu üçüncüsü. Bu eğitim öğretim döneminin sonuna kadar şirketlerin özellikle işe alma süreçleri bitmeden önce 8 tane bölgemizde etkinlik tamamlamış olacağız. Ayrıca 4 ayrı ülkede daha Londra’da, Köln’de, Johannesburg’da Taşkent’te olmak üzere 4 ayrı ülkede daha hem tersine beyin göçü hem de oralardaki yeteneklerin Türkiye’nin ne kadar derin bir sanayi ve üretimin olduğunu göstermek açısından oralarda da aynı etkinlikleri yapacağız. Trabzon etkinliğimiz fevkalade güzel. Burada 150’nin üzerinde kamu özel sektör ve bölgesel şirket var. Bunların tamamı buraya gönülle olarak geliyorlar. Karadeniz Bölgesi gerçekten insanının kişiliği, kimliği eğitime ve öğretimine de yansımıştır. Buradaki öğrenci fevkalade. Bulunduğu şirketlerde fark oluşturan, inisiyatif alan insanlardır sorun çözen insanlardır. Çünkü buranın coğrafyası kültürü sorun çözme üzerine kuruludur. Yağmur yağar yolunuz kayar ama buranın insanı ertesi gün sabah erkenden kalkar o yolu tamir eder ve hayatına devam eder. Dolayısıyla bunu iş hayatında da profesyonel yaşamda da aynı şekilde sergiler sorun çözer. İnisiyatif alır, elini taşın altına koyan bir insanı vardır Karadeniz’in. Buradaki şirketlerin tamamında Karadenizliler vardır” dedi.

“AYAĞIMIZA KADAR GELMİŞ BİR FIRSAT”

Sabah saatlerinden itibaren içeri girmek için bekleyen öğrencilerden bazıları etkinliğin statta yapılmasının uygun olacağını düşündüklerini belirtti.

Üniversite son sınıf öğrencilerinden Aylin Altuntaş heyecanlı olduğunu ifade ederek “Çok heyecanlıyım ayağımıza kadar gelmiş bir fırsat. İnşallah hakkımızda hayırlısı olur. Öğrenci açısından büyük bir gelişme çünkü her öğrencinin böyle şeylere ihtiyacı var. Statta yapılması konusunda yorum yapamam. İyi oldu sanırım” dedi.

Maaşlarından Memnun Olmayan Emekliler Ek Zam İstedi

Maaşlarından memnun olmayan emekliler ek zam istedi. Mersin’de Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, kent merkezinde bir araya gelerek maaşların yaşamak için uygun olmadığını belirtti.

Mersin’de, Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, emekli maaşlarına ek zam yapılmasını istedi. Kent merkezindeki Özgür Çocuk Parkı’nda bir arala gelen sendika üyelerine yoldan geçen emekliler de destek verdi.

“EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMUYOR”

Şube Başkanı Adil Alaybeyoğlu, Türkiye’de yaklaşık 12 milyon emeklinin yaşadığını ve maaşların geçinmek için yeterli olmadığını söyledi. Evdeki hesabın çarşıya uymadığını, dile getiren Alaybeyoğlu, “Çarşı farklı, hayat farklı ve bizim yaşamlarımız farklı. Bizler insanca yaşayabileceğimiz bir dünya için bugüne kadar emek verdik, çalıştık. Yüzde 10 civarında uygulanan zamlar, eridi. Emekli maaşlarına ek zam yapılmasını istiyoruz” dedi.

Emeklilik İçin Kritik Uyarı: Çıraklık Sigortası Emekliliğe Sayılsın

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, emeklilik için kritik öneme sahip bir uyarıda bulundu. Palandöken çıraklık döneminin emekliliğe yansıtılması gerektiğini söyledi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, çıraklık döneminin emekliliğe sayılması gerektiğini belirterek, “Çırakların sigortalılık başlangıcı işe giriş tarihinden değil, çıraklık eğitimi döneminden başlatılmalı.” ifadesini kullandı.

Palandöken, yazılı açıklamasında, mesleki ve teknik eğitimin sürdürebilir kalkınma için “olmazsa olmaz” olduğunu bildirdi. Ara eleman sayısını artırmak ve esnaf-sanatkarlığın geleceğini korumak için mesleki eğitimin büyük önem taşıdığına işaret eden Palandöken, çocukların bu okullara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Palandöken, devletin de katkılarıyla mesleki eğitimin öneminin her geçen gün arttığına dikkati çekerek, çıraklık sigortasının emekliliğe sayılmasını istedi.

Bendevi Palandöken, şunları kaydetti:

“ÇIRAKLARIMIZIN EMEKLERİ EMEKLİLİKLERİNE YANSITILMALI”

“Çıraklığın önemi kavranmalı. Meslek liselerinden mezun olan çıraklar, ustalaşarak yöneldiği mesleğin devamlılığını sağlıyor. Ülkemizin ve esnaflığın geleceği için kendi mesleğini eline alan gençleri yönlendirmeliyiz. Stajyer ve çırakların çalıştıkları dönemde iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık riskine maruz kalmaları durumunda kendilerine gerekli yardımların yapılması olumlu fakat yeterli değil. Meslek liselerinde staj yapılan ve iş öğrenilen çıraklık eğitim dönemi emekliliğe yansımıyor. Çırakların sigortalılık başlangıcı işe giriş tarihinden değil, çıraklık eğitimi döneminden başlatılmalı. İşi birebir sahada tecrübe ederek öğrenen çıraklarımızın emekleri emekliliklerine yansıtılmalı.”

2018 Yılında İstanbul, İnternet İçin Aylık Ortalama 13 Dolar Ödedi

Ajans Press’in yabancı kaynaktan derlediği çalışmada, 2018 yılında İstanbul’un 8 Mbps internet için aylık 13 dolar ödediği belirlendi.

Deutsche Bank’ın derlediği veriler göz önünde bulundurularak Ajans Press tarafından yapılan çalışmada, 2018 yılında şehirler bazında internete ödenen aylık ücretler incelendi. Buna göre İstanbul’un 8 Mbps internet için 13 dolar ödediği tespit edildi.

EN FAZLA ÖDEYEN 54 DOLARLA JOHANNESBURG

Medya takibinin önde gelen kurumlarından Ajans Press, internet için ödenen aylık ücretlere yönelik araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Deutsche Bank verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, İstanbul’un internet için aylık ödediği ortalama fiyatının 13 dolar olduğu görüldü. Bu rakam Dubai’de 85 dolar olarak kaydedilirken, Johannesburg’ta 54 dolar olması dikkat çekti.

EN AZ ÜCRETİ MOSKOVA ÖDÜYOR

Buna karşın internet için en az ücret ödeyen şehirler 9 dolar ile Varşova, 7 dolar ile de Moskova olarak gözlendi. Araştırma 8 mpbs hız baz alınarak hazırlanırken, 2018 yılı verilerini yansıttığı tespit edildi.

2018 YILINDA, 91 BİN 934 İNTERNET İÇERİKLİ HABER YAPILDI

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında, konuyla alakalı yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılında internet başlığı altında 91 bin 934 haber çıkışı tespit edildi. 2019’un başında bu yana çıkan haber adetleri ise 29 bin 56 olarak kayıtlara geçti.

Bakan Dönmez: Sondaj Çalışmalarında Rekor Kırdık

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez sondaj çalışmalarında rekor kırıldığını belirterek, ‘Geçtiğimiz yıl bir milyon 500 bin, bir önceki yıl da bir milyon metre sondaj yaptık.’ dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, sondaj çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “2002’de MTA sadece 30 bin metre sondaj yapabilirken biz bir rekor kırdık. Geçtiğimiz yıl bir milyon 500 bin, bir önceki yıl da bir milyon metre sondaj yaptık.” dedi.

“ELEKTRİĞİ VERİMLİ KULLANACAĞIZ”

Bakan Dönmez, bir dizi ziyaret ve temel atma töreni için Niğde’ye geldi. Bakan Dönmez Edikli Beldesinde AK Parti Seçim Merkezini ziyaret etti. Ziyarette konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Elektriği verimli kullanacağız. Elektriği üretmek için yurt dışından doğal gaz ve kömür ithal ediyoruz. O kaynaklar bakımından dışa bağımlıyız. Onun için dedik ki güçlü Türkiye için bağımsız enerjiye ihtiyaç var. Kendi kaynaklarımızı yerli, yenilenebilir ne varsa sonuna kadar kullanacağız. Rabbim su, rüzgar, güneş vermiş. Bazı yerlerde jeotermallerimiz var. Rüzgarı kullanıyoruz. Yetiyor mu, yetmiyor tabii. Yetmeyen kısmını da doğal gaz ve kömür santralleriyle telafi ediyoruz. Yerli kömürde de ciddi bir potansiyelimiz var. Onu da sonuna kadar kullanacağız” dedi.

“GEÇTİĞİMİZ YIL 1 MİLYON 500 BİN SONDAJ YAPTIK”

Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin çalışmalara devam ettiğini dile getiren Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Fatih sondaj gemisi sondajına devam ediyor. İnşallah ilk sondajımızı da buluruz. Bulamasak da erken havlu atmak yok. Buluncaya kadar aramaya devam edeceğiz. Karada da arama çalışmalarımız var. Geçtiğimiz ay Trakya Bölgesi’nde yaklaşık 300 bin hanenin 10 yıl yetecek doğal gazını keşfettik. Türkiye’de şu anda 15 milyon hane doğal gaz kullanıyor. 2000’li yılların başında sadece 5 büyükşehirde ve bu şehirlere bağlı 50 ilçede doğal gaz kullanılırken, bugün Niğde’nin de içinde olduğu 81 ilin 81’ine de doğal gaz götürdük. İlçelerimizi de artırıyoruz. 510 il, ilçe ve belde merkezimiz doğal gaz kullanıyor. Nüfus ve tüketim potansiyeline bağlı olarak diğer yerleşim birimlerine de doğal gazı götüreceğiz. Geçtiğimiz yıl MTA bir milyon 500 metrelik sondaj yaptı. 2002’de MTA sadece 30 bin metre sondaj yapabilirken biz bir rekor kırdık, geçtiğimiz yıl bir milyon 500 bin, bir önceki yıl da bir milyon metre sondaj yaptık. Sondaj yapmazsanız suyu nasıl bulamazsanız madeni de keşfetme şansınız yok. Bunları artıracağız. Yerin altındaki madenin kimseye faydası yok, yeryüzüne çıkartacağız. Ekonomiye kazandıracağız. Yurttaşlarımızın hizmetine sunacağız. O zaman ülkemiz kalkınmış olacak.”

Denizleri Kirleten Gemilere Bir Yılda 5 Trilyon Ceza Kesildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, son bir yılda, atıklarını denizlere dökerek kirliliğe neden olan 87 gemiye 5 milyon 700 bin lira para cezası kesti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), atıklarını Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Karadeniz’e dökerek kirliliğe yol açan gemileri havadan tespit ediyor. Drone, yüksek çözünürlüklü kameralar ve deniz uçaklarıyla yapılan denetimlerde, laboratuvarda yapılan testler sonucunda tehlikeli bulunan atıklar sebebiyle gemilere bir yılda 5 milyon 700 bin lira para cezası uygulandı.

DRONELAR GÖZ AÇTIRMIYOR

Belediyeden alınan bilgiye göre, İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri, İstanbul’un denizleri ve kıyı şeridini havadan, denizden ve karadan 7/24 kontrol altında tutuyor. Müdürlük bünyesinde 50 denetim personeli, 2 deniz uçağı, 4 drone ve 81 zum özellikli ve yüksek çözünürlüklü kamerayla kontrol gerçekleştiriyor.

DENİZE ATILAN ATIKLAR LABORATUVARDA İNCELENİYOR

Yenikapı Deniz Kontrol Merkezi’ndeki ekipler, denizdeki hareketlilik ve gemilerden salınan atıkları sürekli takip ediyor. Bir ihlal tespit edildiğinde çevre denetim botu, drone eşliğinde olay yerine sevk ediliyor.

Geminin saldığı atıktan ve denizden alınan numuneler, incelenmek üzere İBB’nin Çevre Laboratuvarına gönderilerek analiz ediliyor. Gözle görülen kirliliğin cezası anında kesilirken, analizler sonunda denize boşalttıkları atıkların zararlı olduğu tespit edilen deniz araçlarına da idari para cezaları uygulanıyor.

CEZALAR 12 KAT ARTTI

İBB ekipleri, son bir yılda, katı, petrol türevli ve kirli balast atıklarla denizleri kirleten 87 gemiye toplam 5 milyon 700 bin TL ceza kesti. 10 Aralık 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Kanunu’nda yapılan son değişiklikle denizlere katı atık, evsel su deşarjı, kirli balast ve petrol türevli atıkları (ham petrol, akaryakıt, sintine, slaç, slop ve yağlı atık) döken araçlara uygulanacak cezaları yaklaşık 12 kat arttıran uygulama da hayata geçirildi.

TEK SEFERDE EN YÜKSEK CEZA, 2 MİLYON 700 BİN 480 TL

Bu kapsamda, Zeytinburnu açıklarında petrol türevli atıkla deniz kirliliğine sebebiyet veren bir deniz aracına 2 milyon 700 bin 480 TL idari para cezası uygulandı.

Bu idari işlem, İBB ekiplerinin, şimdiye kadar 2872 sayılı Çevre Kanunu’na istinaden tek seferde bir gemiye uyguladıkları en yüksek çevre cezası olarak kayıtlara geçti.